Türkiye’nin Cennet Köşesi ”Muğla”

Türkiye’nin güneybatı ucunda Ege Bölgesi’nde yer alan Muğla; kuzeyde Aydın, doğuda Antalya, kuzeydoğuda Denizli ile Burdur,  güneyde Akdeniz ve batıda Ege denizine komşudur. 1100 km ile Türkiye’nin en uzun sahil şeridine sahip ilidir. Topraklarının küçük bir kısmı Akdeniz Bölgesi’nin içine girmiştir. 1.000.773 kişilik nüfusuyla Türkiye’nin en kalabalık 24. şehridir. Yüzölçümü 12.654 kilometrekare olan şehirde Akdeniz iklimi görülür. Metrekareye 1000 mm’den fazla yağış alan Muğla, Türkiye’nin orman bakımından en zengin illeri arasındadır. Ekonomisi büyük ölçüde tarım ve turizme dayalı olan Muğla; Bodrum, Fethiye, Köyceğiz, Marmaris, Kavaklıdere, Datça, Ortaca, Ula, Dalaman, Menteşe, Yatağan, Milas ve Seydikemer gibi çok önemli yaz turizm merkezlerine sahiptir.

Muğla tarihi 5000 yıl öncesine kadar uzanır. Bölgeye ilkçağda Karyalılar yerleştiği için Karya, İslam medeniyetlerinin hakimiyetinden sonra ise Menteşe adı verilmiştir. Karyalıların yerleşmesinden sonra kısa dönemler halinde Mısır, Asur ve İskitlerin işgaline uğramıştır. Hitit, Frig ve Lidya yöreyi ele geçirmiş Dorlar ve İyonlar göç etmiştir. Daha sonra Persler, Büyük İskender İmparatorluğu, Bergama Krallığı ve Roma İmparatorluğu hâkimiyeti yaşamıştır. Roma İmparatorluğunun ikiye bölünmesiyle Doğu Roma İmparatorluğunda kalmış, Türklerin eline geçmesi ise 1284 yılında Menteşe Beyi sayesinde gerçekleşmiştir. Muğla 1391’de Yıldırım Bayezid tarafından Osmanlı topraklarına katılmış ancak 1402’deki Ankara savaşının sonunda Timur’un eline geçmiştir ve Timur burayı tekrar Menteşe Beyliğine vermiştir. Menteşe Bölgesi 1425 yılında İkinci Murad tarafından tamamen Osmanlı hakimiyetine alınmıştır. Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra 11 Mayıs 1919’da İtalya tarafından işgal edilen Muğla 5 Temmuz 1920’de işgalden kurtulmuştur.

Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy’de termik santralleri bulunan Muğla maden yatakları bakımından da zengindir. Yatağan’da linyit kömürü Fethiye’de krom yatakları bulunmaktadır. Mermercilik alanında ilerlemiştir. Dalaman’da kâğıt fabrikası vardır. Zeytin, portakal, mandalina, greyfurt ve badem üretimi önemlidir. Günlük ağacından elde edilen ve eczacılıkta kullanılan Sığla yağı üretimi yapılmaktadır. Arıcılık yaygındır, çiçek ve çam balı üretilir.

Muğla’da gezilip görülebilecek yerler:

Saklıkent Kanyonu: Yüksekliği 200-600 metre arasında değişen Saklıkent Kanyonu’nun bazı kısımları 2 metreye kadar daraldığından ışık bile görülmez. İçinde akan su sakin gibi gözükse de aslında öyle değildir o nedenle tecrübeli kişilerle hareket etmek gerekir.

Azmak Nehri: Muğla’nın Ula ilçesine bağlı Akyaka’da bulunan Azmak nehri sazlıkları ve ördekleriyle muhteşem bir görsele sahiptir. Sularının berraklığı nedeniyle akvaryum olarak adlandırılan Azmak Nehri sularında tekne turları da yapılmaktadır.

Gökçeler Kanyonu: Kanyon içerisinde yer alan İncirliin Mağarası Türkiye’nin en güzel mağaraları arasındadır. Kanyon etrafında yürüyüş yapmak ve dinlenme alanlarında vakit geçirmek tercih edilebilir.

Turgut Şelalesi: 5 metre yükseklikten akan 5 şelaleden oluşan Turgut şelalesi Marmaris’in çok fazla bilinmeyen yerlerindendir. Turgut şelalesinde üstü açık ciplerle safari gezileri yapılmakta, şelalenin aktığı yerde oluşan gölde yüzülmektedir.

Yuvarlakçay: Sularının köpürerek ve yuvarlanarak akması nedeniyle bu adı alan Yuvarlakçay, üzerine kurulmuş olan salıncakla ünlenmiştir. Suyu derin olmadığı için buraya gelen ziyaretçiler düşmekten korkmadan salıncağa binip hatıra fotoğrafı çektirmektedirler.

Kelebekler Vadisi: Fethiye’de yer alan Kelebekler Vadisi adını burada yaşayan seksen çeşit kelebekten almıştır. Babadağ’ın eteklerinde yer alan bu muhteşem vadi kampçıların en fazla tercih ettiği yerlerdendir.

Sultaniye Kaplıcaları: Türkiye’nin en yüksek radyoaktiviteye sahip kaplıcasıdır. Radyoaktivite yüksekliği nedeniyle rehabilite edici özelliği bulunmaktadır. Cilt ve romatizma hastalıklarını tedavi edici özelliğinin yanında yürüme engelli insanlara uygulanan 21 günlük kür nedeniyle yoğun ilgi görmektedir.

Likya Yolu: Doğa yürüyüşü yapmak isteyenlerin uğrak yeri olan Likya yolu 555 km ile dünyanın en uzun yürüyüş parkurları arasındadır. Adını eski dönemlerde bu bölgede yaşamış olan Likyalılardan almıştır.

Dalaman Çayı: 229 km uzunluğunda olan ve Kocaş Dağından doğan Dalaman çayının hızlı akan sularında rafting yapılmaktadır. 

Sedir Adası (Kleopatra Adası): Sedir, zeytin ve çam ağaçlarıyla kaplı olan Sedir adası sahip olduğu altın rengi kumları nedeniyle Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından koruma altına alınmıştır. Kedrai Antik Kenti de burada yer almaktadır.

Saburhane: 1923’e kadar Türk ve Rum azınlığın bir arada yaşadığı Saburhane, mübadeleden sonra Rum nüfusun ayrılmasıyla tamamen Türklere kalmıştır. Buradaki eski evler tarihi açıdan oldukça önemlidir. Genellikle iki katlı ve avlulu inşa edilen evler birbirinin manzarasını kapatmamaktadır. Eski Muğla evlerinin simgesi durumundaki kiremitten şapkalı bacaların birçok örneği Saburhane’de mevcuttur. Kentsel SİT alanı ilan edilen bölgedeki evler, sokaklar, duvarlar ve kuzulu kapı adı verilen geleneksel kanatlı kapılar koruma altına alınmıştır.
Yukarıda saydıklarımız dışında Muğla’da gezilebilecek daha birçok koyplajkanyonmüze ve antik kent bulunmaktadır.

Özbekler Evi: En az 225 yıllık bir geçmişe sahip olan Özbekler evi geleneksel Muğla evlerini en iyi yansıtan örneklerden biri olması bakımından önemlidir. Üç kemerli bir yapıya sahip olan ev, ahşap direkleri ve balkonuyla öne çıkmaktadır.

Hacıkadı Evi: Muğla’nın ilk belediye başkanı ve eşinin oğulları için 140 yıl önce yaptırdıkları bu ev Muğla ev mimarisini yansıtmaktadır. Muğla’da bulunan saat kulesi de aynı aile tarafından yaptırılmıştır.

Kurşunlu Camii: Menteşe beylerinden Es Seyyid Şucaaddin tarafından 1493 yılında 30 derslikli bir medrese olarak inşa edilen yapı ibadet amacıyla da kullanılmıştır. Yapı içindeki kalem işi süslemelerde Rodos’tan getirilen kök boyalar kullanılmıştır.

Şeyh Camii: 1565 yılında Şeyh Bedrettin tarafından yaptırılan camii çok sayıda tadilat ve restorasyondan geçmiştir.


Muğla’da ne yenir?

Ege ve Akdeniz mutfağının iç içe geçtiği Muğla mutfağı oldukça zengin bir yemek kültürüne sahiptir. Düğünlerin vazgeçilmez yemeği keşkek; kibrit inceliğinde kesilip kızartılan patateslerin yoğurt ve etle servis edildiği Çökertme kebabı; Muğla köftesi; tilkişen (yabani kuşkonmaz) ve yumurtayla yapılan Tilkişen kavurması; lor peyniri, zeytinyağı, kekik, biberiye, sılcan otu (sarmaşık) ve yoğurt ile yapılan Sılcan yoğurtlaması; kabak çiçeği dolması; ıspanak, pazı, dereotu, maydanoz, ısırgan, ebegümeci, taze kişniş, gelincik, cibes ve daha birçok ot ve peynirle hazırlanan harcın hamurun içine konulup sacda pişirilmesiyle yapılan meşhur otlu börek; bazlama ekmeği ve çökelek peynirle yapılan bazlama tost; balık ve deniz ürünlerinden yapılan yemekler; ot yemekleri; Muğla simidiMuğla kahvaltısıMuğla gazozu ve ünlü lokma tatlısı Muğla’nın en önemli yöresel yiyecek ve içeceklerindendir.

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir